1. TÜRKİYE’DE MAL VARLIĞINIZ MI VAR? OTOMATİK BİLGİ PAYLAŞIMI ARTIK CİDDİ SONUÇLAR DOĞURABİLİR
Türkiye’de banka hesabı, taşınmaz veya başka bir finansal yatırımınız varsa ve Almanya’da vergi mükellefi sayılıyorsanız, artık eskisi kadar rahat olamazsınız. Türkiye, 1 Haziran 2021 tarihinden itibaren Otomatik Finansal Bilgi Paylaşımı Sistemi’ne (CRS/AIA) katıldı. Bu sistem kapsamında Türk bankaları, Almanya’da yerleşik olan hesap sahiplerine dair finansal bilgileri doğrudan Alman vergi makamlarına bildiriyor – sizin herhangi bir işlem yapmanıza gerek kalmadan.
Bu bildirim yalnızca büyük yatırımcıları değil; emeklileri, çalışanları, Türkiye’de miras kalan gayrimenkullerden kira geliri elde edenleri ve sosyal yardım alan kişileri de kapsıyor. Kısacası; Almanya’da yaşayıp Türkiye’de finansal varlık bulunduran herkes artık potansiyel olarak vergi incelemesine tabidir.
Asıl tehlike: Pek çok kişi bu
sistemin varlığından habersiz.
Vergi beyanında yer almayan Türkiye gelirleri – örneğin banka faizi, temettü, kira geliri ya da yüksek bakiye – Alman vergi hukukuna göre ciddi sonuçlar doğurabilir. Vergi cezaları, gecikme faizleri ve hatta ceza soruşturmaları söz konusu olabilir.
Durum daha da karmaşık hâle geliyor: Eğer Almanya’dan sosyal yardım veya konut desteği gibi ödemeler alıyorsanız, bildirilmeyen bir Türkiye hesabı sadece mali değil, cezai bir risk de oluşturur. Çünkü bu durumda sosyal yardım dolandırıcılığı suçu gündeme gelebilir.
2. TÜRKİYE HANGİ FİNANSAL BİLGİLERİ ALMANYA’YA BİLDİRİYOR – KİMLER BU BİLDİRİMDEN ETKİLENİYOR?
Türkiye’nin 1 Haziran 2021 itibarıyla Otomatik Finansal Bilgi Paylaşımı Sistemi’ne (AIA/CRS) dahil olması, Almanya’da yerleşik kişilerin Türkiye’deki banka hesaplarını doğrudan Alman vergi makamlarının erişimine açtı. Bu kapsamda, Türk bankaları her yıl düzenli olarak standart veri setlerini Almanya’ya gönderiyor – kişi bu konuda herhangi bir talepte bulunmasa bile.
Bildirim, sadece vatandaşlığa değil; esasen “vergi ikametine” dayanıyor. Yani Almanya’da vergi mükellefiyseniz, Türk vatandaşlığı taşımanız ya da taşımamanız fark etmiyor. Türkiye’de adınıza kayıtlı bir banka hesabı varsa ve Almanya’da yaşıyorsanız, bu hesap otomatik olarak bildirime konu olabilir. Üstelik hesap sadece Türkçe adınızla açılmış olsa dahi, eşleştirme Almanya’daki vergi kimlik numaranız (Steuer-ID) üzerinden yapılır.
à Türkiye tarafından
bildirilen başlıca bilgiler şunlardır:
-
Kimlik bilgileri: Ad-soyad, doğum tarihi,
doğum yeri, Almanya’daki ikamet adresi ve Almanya vergi kimlik numarası
-
Hesap bilgileri: Hesap numarası, banka
adı, varsa yatırım hesaplarının detayları
-
Yıl sonu bakiyesi: Hesabın yıl sonunda
taşıdığı toplam bakiye ve varsa faiz gibi kazançlar
-
Finansal kazançlar: Faiz gelirleri,
temettüler , hisse satışı kârları, sigorta/prim ödemeleri
- Dikkat çeken işlemler: Hesap kapamaları veya olağan dışı büyük para hareketleri
Para transferlerinin detaylı açıklamaları ya da fonların kaynağına ilişkin belgeler doğrudan iletilmez. Ancak, Almanya’da düşük ya da sıfır gelir beyan eden bir kişinin hesabında yüksek bakiye görünüyorsa, bu durum kaynağın açıklanması yönünde incelemeye yol açabilir.
Türkiye’deki bir hesapta yüksek bakiye bulunması tek başına vergiye tabi değildir. Vergilendirme, bu hesaptan elde edilen gelir (örneğin faiz, temettü, kira vb.) üzerinden yapılır. Ancak, şeffaflık sağlanmadığında, bu varlıklar hem vergi hem de sosyal yardım açısından ciddi incelemelere neden olabilir.
3. OTOMATİK BİLGİ PAYLAŞIMINDAN KİMLER ETKİLENİYOR?
Otomatik Bilgi Paylaşımı (AIA) kapsamında vatandaşlık herhangi bir rol oynamaz. Belirleyici olan tek unsur, kişinin vergi mükellefiyetinin bulunduğu yerdir – yani bir kişinin fiilen nerede yaşadığı ya da olağan ikametgahının nerede bulunduğudur. Almanya’da vergi mükellefi olan kişilerin Türkiye’deki banka bilgileri, otomatik olarak Alman vergi makamlarına bildirilebilir.
à
Etkilenenler özellikle şunlardır:
-
Almanya’da ikamet eden tüm kişiler – vatandaşlık
durumları Türk, Alman ya da çifte vatandaş olsa dahi.
-
Almanya’da ikamet eden ya da yaşam merkezi orada
bulunan kişiler, Türkiye’de zaman zaman bulunuyor veya orada gelir elde ediyor
olsalar bile.
- Yurt dışı sermaye gelirleri (faiz, temettü, kira geliri ya da menkul kıymet satış kârı) elde eden kişiler – bu gelirler Türkiye’de vergilendirilmiş olsa bile.
Türkiye, her yıl ilgili finansal verileri bildirir – Almanya bu verileri vergi beyannameleriyle karşılaştırır. Almanya’da ikamet eden kişiler sınırsız vergi mükellefiyetine tabidir.
Bu beyan yükümlülüğü, Türkiye’de vergi ödenmiş olsa dahi geçerlidir. Çifte vergilendirmenin önlenmesi, ilgili ülkeler arasındaki anlaşmalar ile düzenlenmiştir – ancak bu durum, Alman maliyesine karşı beyan yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
4. TÜRKİYE’DE YURT DIŞI BANKA HESABINIZ MI VAR? ALMANYA’DA VERGİ YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜZÜ DOĞRU YERİNE GETİRİN
Almanya’da sınırsız vergi mükellefi olan herkes, dünya genelinde elde ettiği tüm gelirleri vergi beyannamesinde bildirmekle yükümlüdür – bu kapsamda Türkiye’de elde edilen faiz, temettü, kira gelirleri veya sermaye kazançları da dahildir. Gelirin yurt dışında elde edilmiş ya da orada vergilendirilmiş olması, Almanya’daki beyan yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Almanya’daki vergi yükümlülüğü, yalnızca malvarlığından elde edilen kazançları kapsar – malvarlığının kendisi değil. Yüksek bir hesap bakiyesi tek başına vergilendirme sebebi değildir, ancak AIA kapsamında bildirilir ve gerekirse açıklama talep edilebilir.
à
Temel yükümlülüklerin özeti:
-
Sermaye gelirleri – örneğin faiz, temettü veya
menkul kıymet satış kazançları – tam ve eksiksiz şekilde beyan edilmelidir.
-
Türkiye’deki taşınmazlardan elde edilen kira
gelirleri beyan edilmelidir.
-
Belgeler saklanmalıdır: faiz hesap özetleri,
banka dökümleri, Türk vergi makbuzları.
-
Eğer geçmiş yıllarda bu gelirler beyan
edilmediyse, vergi beyannamesi geriye dönük olarak düzeltilmelidir.
- Tüm belgeler güvenli şekilde muhafaza edilmelidir: hesap dökümleri, faiz bildirimleri, Türkiye kaynaklı vergi belgeleri.
1.000 €’luk tasarruf muafiyeti sınırının altında kalsa bile, küçük çaplı sermaye gelirleri de bildirilmelidir. Bu bildirim yapılmadığında, vergi eksikliği olarak değerlendirilebilir.
5. TÜRKİYE’DEKİ HESAP VERGİ KAÇAKÇILIĞI SAYILIR MI? BİLDİRİM YAPILMAZSA NE GİBİ SONUÇLAR DOĞAR?
Almanya’da vergiye tabi yurt dışı gelirlerini beyan etmeyen kişiler, yalnızca vergi dairesinden bir mektup almakla kalmaz – çok daha ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalabilir. Otomatik Bilgi Paylaşımı (AIA), bu tür eksikliklerin yetkililerce fark edilmesini – çoğu zaman önceden bir uyarı olmaksızın – mümkün kılar. Sonuçlar, vergi cezalarından ceza davalarına kadar uzanabilir.
Alman vergi hukukuna göre, gelirlerini bilerek veya ağır ihmalkarlıkla gizleyen kişi vergi kaçakçılığı suçu işlemiş sayılır – bu durum yurt dışı hesaplar için de geçerlidir. Türkiye’den elde edilen faiz, temettü ya da kira gelirleri, Türkiye’de stopaj uygulanmış olsa dahi Almanya’da beyan edilmelidir.
Küçük meblağlar bile savcılık soruşturması başlatmak için yeterli olabilir. Gizlenen gelir 25.000 € eşiğini aşarsa, “özellikle ağır vak’a” sayılır ve ağır cezai sonuçlar doğurabilir. Bu durumda para cezası ya da hapis cezası içeren ceza emirleri gündeme gelir.
Beyan edilmeyen gelirler tespit edildiğinde, genellikle geriye dönük 10 yıla kadar vergi tarhiyatı uygulanır.
Vatandaşlık parası (Bürgergeld), sosyal yardım veya kira yardımı (Wohngeld) alanlar için ise daha sıkı bildirim yükümlülükleri söz konusudur. Yurt dışındaki malvarlığı – banka hesabı ya da gayrimenkul fark etmeksizin – tam olarak beyan edilmelidir. Türkiye’deki bir hesap AIA yoluyla tespit edilirse, sadece alınan yardımların geri ödenmesi değil, aynı zamanda sosyal yardım dolandırıcılığı suçlaması da gündeme gelir.
ÖRNEK: Türkiye’de bir tasarruf hesabında bildirilmeyen 20.000 € tutarında mevduatı bulunan ve aynı zamanda sosyal yardım alan biri, hem yardımların tamamını geri ödemekle hem de para cezası veya mahkûmiyetle karşı karşıya kalabilir.
Belirli bir adli gün sayısını aşan ceza emirleri sabıka kaydı olarak sayılır – bu da kişinin hayatında çok çeşitli olumsuz etkiler yaratabilir:
Vatandaşlığa geçiş veya oturma izni tehlikeye girebilir
Ticaret ruhsatı veya serbest meslek faaliyetleri engellenebilir
Bazı meslek gruplarında (ör. sağlık, güvenlik, hukuk veya vergi danışmanlığı) ciddi riskler oluşabilir
Neden Şimdi VURAL & DEMIR LAW & CONSULTING ile İletişime Geçmelisiniz?
Otomatik Bilgi Paylaşımı (AIA),
yurt dışındaki hesaplarınızı görünür kılar – ancak her durum cezai işlem
gerektirmez. Sizinle birlikte durumunuzu gizlilikle analiz ediyor, gerekirse
pişmanlık başvurusu, iadeler veya resmi temaslar sürecinde size eşlik ediyoruz.
Bunu hem profesyonel hem çift dilli hem de Almanya-Türkiye vergi ve ceza hukuku
konularında uzmanlaşmış kadromuzla yapıyoruz.